|
Solun Ergenekon haritası |
|
|
|
Ergenekon tartışması
|
Sungur Savran
Perşembe, 07 Ağustos 2008
Okunma sayısı: 1191
Sol liberallerin, AKP’yle ittifak yaklaşımına karşı çıkanları otomatikman ‘darbecileri kayırmak’la, Ergenekon’la ilgilenmemekle, politikasızlıkla suçlamaları aklın alacağı bir şey değil
|
|
Devamını oku...
|
|
Solda Ergenekon tartışması: Bir bilanço |
|
|
|
Ergenekon tartışması
|
Sungur Savran
Perşembe, 07 Ağustos 2008
Okunma sayısı: 1130
Ergenekon’un ardındaki dinamikler o kadar açık ki birçok sol hareket ilk bakışta doğru bir teşhisle bunun hakim sınıfların iki kampı arasındaki mücadelenin ürünü olduğunu söylüyor. Bizim 2006 sonundan bu yana yaptığımız niteleme, yani yaşananın “burjuvazinin siyasi iç savaşı” olduğu gerçeği, artık düzenin temsilcileri saflarından olsun, soldan olsun, birçok kişi tarafından, mecaz düzeyinde dahi kabul görüyor. Buraya kadar güzel. Ama iş burjuvazinin savaşan iki kampında hangi güçlerin yer aldığının açıklanmasına gelince her şey değişiyor
|
|
Devamını oku...
|
|
40. yılında Türkiye'de 1968 |
|
|
|
40. yılında dünyada ve Türkiye'de 1968
|
İşçi Mücadelesi gazetesi #32
Salı, 24 Haziran 2008
Okunma sayısı: 2438
Dar anlamıyla 1968 Türkiye'ye Fransa'dan bir ay sonra geldi. Mayıs 68'de Paris öğrenci eylemleri ve tarihin gördüğü en büyük genel grevle sarsılmıştı. Haziran 68'de sıra Türkiye üniversitelerinindi. Başta İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) olmak üzere, Türkiye'nin üniversiteleri Haziran ayında büyük bir boykot ve işgal dalgası yaşıyordu. Bunu Temmuz'da ABD Donanması'nın 6. Filosu'na bağlı askerlerin Dolmabahçe'den denize dökülmesi izledi. Eylül ayında Türkiye Öğretmenler Sendikası'nın (TÖS) Devrimci Eğitim Şurası düzenlendi. Ekim ise Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) boykot ayıydı. Ama 1968, aynı zamanda Türkiye'de 1960'lı yılların başında ilk kıpırtıları görülen, 1960'lı yılların ikinci yarısında emekçi sınıfların ve ezilenlerin neredeyse tamamının hareketlendiği bir mücadelenin parçasıydı. Bu geniş anlamıyla 1968 ancak 12 Mart askeri müdahalesi döneminde yaşanan mücadelelerle sona erecekti. 1968, Türkiye'de sosyalizmin tarihi açısından bir dönüm noktasıdır. Bugün hepimiz doğrudan veya dolaylı olarak 1968'in çocuklarıyız.
|
|
Devamını oku...
|
|
40. yılında dünyada 1968 |
|
|
|
40. yılında dünyada ve Türkiye'de 1968
|
İşçi Mücadelesi gazetesi #31
Perşembe, 22 Mayıs 2008
Okunma sayısı: 2966
68 ruhu: isyan!
1968 isyandı. İsyan olmadan devrim olmaz. Devrim olmadan bütün bu kirli dünya ortadan kaldırılamaz. 2008'in işçilerinin, gençlerinin, kadınlarının, bütün ezilenlerinin 1968'den öğrenecekleri hiçbir şey olmasa bir şey var ki dünyaya bedel: isyan etmek!
|
|
Devamını oku...
|
|
Deniz Gezmiş ve arkadaşları: Türkiye'nin Che Guevara'ları |
|
|
|
40. yılında dünyada ve Türkiye'de 1968
|
İşçi Mücadelesi gazetesi #31
Salı, 20 Mayıs 2008
Okunma sayısı: 3222
Biz dünyaya şunu söylemiyoruz: "Mücadelelerinizi durdurun, yaptıklarınız aptalca şeylerdir; gerçek mücadele sloganını biz size vereceğiz." Biz sadece dünyaya gerçekte ne için mücadele ettiğini ve bilincin, o istese de istemese de, kazanılması zorunlu olan bir şey olduğunu gösteriyoruz. (Karl Marx, Ruge'ye mektup, 1943)
18 Mayıs İbrahim Kaypakkaya'nın Diyarbakır'da polis işkencesi altında hayatını yitirdiği günün yıldönümü. 6 Mayıs 2008, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın 12 Mart askeri diktatörlüğü tarafından asılarak idam edildiği tarihin 36. yıldönümü. Bu tarihten sadece otuz beş gün önce, 30 Mart 1972'de, Deniz'leri kurtarmak için emperyalist bir üsten asker kaçıran Mahir Çayan ve arkadaşları Kızıldere'de katledilmişlerdi. Bu olaylardan bir süre önce ise, Sinan Cemgil ve bazı arkadaşları Nurhak'ta bir kuşatma sonucunda öldürülmüşlerdi. Bütün bunlar, "Hatırla Sevgili" başlıklı dizi dolayısıyla toplumun büyük kitlelerince yeniden hatırlandı veya ilk kez öğrenildi. Şimdi sayısız genç insan Deniz Gezmiş'e, Mahir Çayan'a ve ötekilere duyduğu hayranlık dolayısıyla politikaya ısınıyor. Öyleyse, Deniz, Mahir ve ötekilerin Türkiye tarihinde ve Türkiye devrimci hareketinin gelişiminde neyi temsil ettiklerini iyi anlamamız gerekiyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
1 Mayıs'ta DİP-G militanına polis saldırısı! |
|
|
|
1 Mayıs 2008
|
okur mektubu
Perşembe, 08 Mayıs 2008
Okunma sayısı: 1945
Bu yazı İstanbul'daki 1 Mayıs vahşeti sonrasında bir İşçi Mücadelesi okuru tarafından kaleme alınmıştır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Patronlarla karşı karşıya gelmeyen 1 Mayıs olmaz! |
|
|
|
1 Mayıs 2008
|
İşçi Mücadelesi
Cumartesi, 03 Mayıs 2008
Okunma sayısı: 1467
"1 Mayıs Polis Devleti". Normal zamanlarda ancak sosyalist bir gazetenin sayfalarında görebileceğimiz bu manşeti dün, burjuvazinin en has yayın organı Hürriyet gazetesi kullandı. Önceki gün tarihi 1 Mayıs'larından birini daha yaşayan İstanbul'da polisin işçilere ve devrimcilere uyguladığı zulüm, AKP yanlısı olanlar dışında bütün burjuva medya kuruluşlarında geniş bir biçimde yer buldu.
|
|
Devamını oku...
|
|
Devrimci İşçi Partisi Girişimi 1 Mayıs'ta alanlardaydı! |
|
|
|
1 Mayıs 2008
|
DİP Girişimi
Cumartesi, 03 Mayıs 2008
Okunma sayısı: 2639
Devrimci İşçi Partisi Girişimi militanları işçi mücadelelerinin yükselişe geçmeye başladığı, sahip olduğu hakları korumak uğruna ortak mücadele örnekleri sergilemeye başladığı bir döneme denk gelen 2008 1 Mayıs'ında İstanbul, İzmir, Adana, Ankara ve Antalya'da DİP Girişimi pankartı ardında işçilerle, emekçilerle birlikte alanlardaydı:
|
|
Devamını oku...
|
|
İçişleri Bakanı, Vali ve Emniyet Müdürü görevden alınsın! Türk-İş Başkanı Kumlu istifa! |
|
|
|
1 Mayıs 2008
|
İşçi Mücadelesi
Cuma, 02 Mayıs 2008
Okunma sayısı: 1981
İstanbul’daki 1 Mayıs savaşları, gözü AB ile en kamaşmış olanlar için dahi AKP’nin “kendine demokrat” olduğunu açıkça ortaya çıkardı. Şimdi herkes bu saptamayı yapıyor. Ama bu saptamayı yapmak, yine yarı yolda durmak demektir. Yarı yolda duranlar, olan bitenin sınıf karakterini kavrayamadıkları ya da kavramak işlerine gelmediği için hakikatı dile getiremiyorlar. AKP sadece “kendine demokrat” değildir. Aynı zamanda, bugün Türkiye’de varolan bütün düzen partileri gibi bir 12 Eylül partisidir.
-İstanbul 1 Mayısı'ndan fotoğraflar için tıklayın
|
|
Devamını oku...
|
|
İşçi Mücadelesi ve Ezilenlerin Kurtuluşu'nun ortak çağrısı |
|
|
|
1 Mayıs 2008
|
İşçi Mücadelesi - Ezilenlerin Kurtuluşu
Pazartesi, 28 Nisan 2008
Okunma sayısı: 2554
Ayak takımının devrimci partisi için ileri!
İşçi Mücadelesi ile Ezilenlerin Kurtuluşu, bir devrimci işçi partisi kurulması yolunda güçlerini birleştirmeye karar vermiş bulunuyorlar. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Ayaklar baş olacak! |
|
|
|
1 Mayıs 2008
|
Sungur Savran
Perşembe, 24 Nisan 2008
Okunma sayısı: 1540
İnsanlığın büyük şairi William Shakespeare’in unutulmaz karakteri Danimarka prensi Hamlet, ünlü bir tiradında “Danimarka Krallığı’nda çürüyen bir şeyler var” der. Bugün Türkiye’de çürümenin kokusu ortalığı sarmış durumda. Balık baştan kokar! Türkiye’nin hakim sınıflarının başbakanı, kendini “baş” ilan etti, işçi sınıfını ayak! Bu toplumun sınıf karakterini, işçinin emekçinin toplumun ve siyasetin doruklarından nasıl görüldüğünü sözünü hiç sakınmadan açıkladı. Türkiye’nin ezici çoğunluğunu oluşturan işçi sınıfına ve emekçilere açıkça hakaret etti.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Adana'da on binler Newroz'u kutladı |
|
|
|
2008 Newroz Haberleri
|
İşçi Mücadelesi
Salı, 25 Mart 2008
Okunma sayısı: 1009
Newroz Adana'da 23 Mart Pazar günü kutlandı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosu'nda yapılan kutlamalar için insanlar sabah saatlerinden itibaren akın akın kutlama alanına gelmeye başladı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Ankara'da Newroz coşkusu |
|
|
|
2008 Newroz Haberleri
|
İşçi Mücadelesi
Salı, 25 Mart 2008
Okunma sayısı: 1058
Bu sene Ankara'da Newroz kutlamaları bir çok yerden farklı olarak olaysız geçti. Ancak gerek yürüyüş kolundaki gerekse alandaki coşku görülmeye değerdi.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
İzmir Sokakları Newroz Meydanı |
|
|
|
2008 Newroz Haberleri
|
İşçi Mücadelesi
Pazartesi, 24 Mart 2008
Okunma sayısı: 1024
Geçen hafta DİP Girişimi'nin de aralarında bulunduğu ÇHD, DHP, DİP Girişimi, DTP, Ege 78'liler, EMEP, ESP, GÖÇ-DER, İHD, İzmir Dersimliler Derneği, Kaldıraç, Köz, ÖDP, Özgür Yurttaş Hareketi, Partizan, SDP, TAY-DER'den oluşan Newroz Tertip Komitesi 23 Mart 2008 – Pazar günü Alsancak Gündoğdu Meydanında Newroz Bayramı'nı kutlayabilmek için valiliğe başvuruda bulunmuştu. Valiliğin keyfi tutumu Newroz Bayramı’nın kutlanmaması yönündeydi. Uzun bir süre resmi cevabı vermeyen valilik eyleme günler kala eylemin yasaklandığını duyurdu.
Bütün bu gelişmeler olurken Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı mahallelerde 20 Mart gecesi itibariyle Newroz kutlamaları başlamıştı bile. İzmir emniyeti olağanüstü önlemler alarak her mahalleye polis gücü yığarak devlet terörünün haberini veriyordu. Mahallelerde yapılan kutlamaların istisnasız tamamına saldıran polis onlarca insanı gözaltına aldı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Newroz ateşi İstanbul'da |
|
|
|
2008 Newroz Haberleri
|
İşçi Mücadelesi
Pazartesi, 24 Mart 2008
Okunma sayısı: 915
23 Mart Pazar günü İstanbul Kazlıçeşme’de yapılan kutlamalarda yüzbinler alanı doldurdu, yer gök sarı, kırmızı ve yeşile bezendi.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
DİSK Kongresi başladı |
|
|
|
DİSK
|
İşçi Mücadelesi
Cuma, 15 Şubat 2008
Okunma sayısı: 1288
(15/02/2008) DİSK’in 13. Genel Kurulu bugün yapılan açılış oturumuyla başladı. 13. Kongre bir anlamda açılıştan bir gün önceki Uluslararası Sendikal Buluşma ile start aldı. Bu buluşmada DİSK’in de üyesi bulunduğu uluslararası sendikalar konfederasyonu ITUC ve Avrupa sendikalar konfederasyonunun yanı sıra Güney Afrika, Güney Kore, Filipinler, Filistin, Arjantin ve Brezilya’dan sendika yöneticileri yer almıştı. Konferansın sosyal-demokrat bir sivil toplum örgütü olan Friedrich Ebert vakfıyla ortak biçimde düzenlenmesine özellikle Avrupalı sendikacıların sosyal diyalog ve küreselleşmeyi “insanileştirme” vurguları eklenince diğer katılımcıların nispeten daha mücadeleci konuşmalarına rağmen bir gün önceden “sosyal-demokrat” ağırlık kendini hissettirmeye başladı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Eğitim-Sen'i ayağa kaldırmaya çağrı! |
|
|
|
DİSK
|
İşçi Mücadelesi
Cuma, 15 Şubat 2008
Okunma sayısı: 940
Eğitim-Sen 4688 sayılı sendikalar yasasının çıkmasının ardından 3. Olağan Genel Kuruluna hazırlanıyor. Bir süredir iş yerlerinde devam eden delege ve iş yeri temsilcisi seçimlerini, şube genel kurulları ve ardından da Eğitim-Sen Genel Kurulu izleyecek. Ancak süreç, burada sıralandığı kadar kolay ilerlemeyecek gibi görünüyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Acil ihtiyaç: dört yıllık bir strateji |
|
|
|
DİSK
|
İşçi Mücadelesi
Cuma, 15 Şubat 2008
Okunma sayısı: 900
Türk-İş’in 2007 sonunda yapılan genel kurulu Türkiye işçi hareketi için yeni bir dönem açtı. Konfederasyonun başına hükümet partisi AKP’ye yakınlığı bütün sendikal hareket içinde bilinen Tes-İş genel başkanı Mustafa Kumlu seçildi. Kimse “Salih Kılıç daha mı iyiydi?” diye sormasın. Salih Kılıç yönetimi elbette Türk-İş merkezi bürokrasisinin geleneksel politikası icabı hükümetle ve sermaye ile çatışmadan vebadan kaçar gibi kaçıyordu. Ama Kumlu koltuğunu hükümete borçludur. Bunun diyetini ödemek zorunda kalacaktır. Dakika bir, gol bir: Türk-İş’in yıllardır ilk kez asgari ücret komisyonunun kararına şerh yazmaması başka nasıl açıklanır? Bayram Meral ve Salih Kılıç yönetimlerinden bile geri düşecek bir yönetimle karşı karşıyayız. Onlardan şikâyetçi olanlar şimdi “eski tas, eski hamam” diyeceklerine durumun kötüleştiğini görerek daha da fazla tepki göstermelidir. Bıçak kemiğe dayanmıştır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Rıdvan Budak: apoletli aday! |
|
|
|
DİSK
|
İşçi Mücadelesi
Cuma, 15 Şubat 2008
Okunma sayısı: 1162
DİSK kongresinde eski genel başkan Rıdvan Budak’ın da şimdiki genel başkan Süleyman Çelebi’nin karşısına aday olarak çıkması olasılığı mevcut. Çelebi DİSK için, Türkiye işçi sınıfı için dönüp bakılmayacak bir aday ama Rıdvan Budak neredeyse ondan beter! Bilindiği gibi, 1997 yılında Türkiye’nin TÜSİAD’cı büyük burjuvazisi, ABD’nin desteğiyle ve askeriyeyle işbirliği içinde Necmettin Erbakan-Tansu Çiller hükümetine karşı bayrak kaldırmıştı.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Kravatsız sendikacılık için ileri! |
|
|
|
DİSK
|
İşçi Mücadelesi
Cuma, 15 Şubat 2008
Okunma sayısı: 960
DİSK’in başına yeni bir yönetimin gelmesinin gerekli olduğuna hiç kuşku yok. Ama bu yeni yönetimin DİSK’in 1991’den bu yana izlediği sendikal hattan kopmaması ve sınıf mücadelesinin gereklerini yerine getirememesi halinde eski yönetimlerden hiçbir farkı kalmaz. Adlar ve yüzler değişir, ama DİSK yine işçi sınıfının gerçek çıkarlarının mücadelesinin bir aracı haline getirilemez.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>
|