|
|
Uluslararası:
| |
23 Temmuz 2004 |
 Bolivya’da referandum, “gaz savaşı”nı bitirmedi
Selim Karlı
Bir süredir Bolivya’da sınıf savaşı, “gaz savaşı” biçiminde devam ediyor. Başını işçi konfederasyonu COB ve köylü konfederasyonu CSUTCB’un çektiği emekçi hareketi, Bolivya hakim sınıflarının, ülkenin en önemli doğal zenginliği durumundaki hidrokarbon gazını (doğal gaz) çokuluslu tekellere peşkeş çekme girişimlerine karşı ciddi bir savaşım veriyor. Devamı» |
| |
İşçi Mücadelesi, sayı: 8 |
 IV. Enternasyonal: Dünden
yarına
Sungur Savran
“Bir varmış, bir yokmuş” diyemeyeceğimiz kadar yakın
bir dönemde, daha on beş yıl öncesine kadar, dünyada ve Türkiye’de
sosyalist hareketin çok geniş çevreleri, bir “uluslararası komünist
hareket”ten söz eder dururlardı. Sözünü ettikleri, dünyanın hemen hemen
her ülkesinde var olan, “komünist” adını taşıyan partilerdi. Bunların
bir bölümü bugün ortadan kalktı, bir bölümü ise adlarını da değiştirerek
sosyal demokrat oldu. Bazıları ise hâlâ “komünist” adını taşıyorlar.
Peki onlar ne yapıyorlar? Son yıllarda bu partilerin üçü son derece
manidar politik adımlar attı. Kısaca hatırlayalım.
Devamı» |
| |
19 Ocak 2004 |
 İtalya'da ulaşım durdu
İtalya 1 Aralık’tan bu yana değişik tarihlerde
gerçekleştirilen eylemlerle tam anlamıyla felç olmuş durumda. Çok ağır
koşullarda çalışan, reel ücretlerdeki düşüşlere rağmen yıllardır zam
alamayan ve esnekleştirmeyle karşı karşıya kalan yerel ulaşım işçileri birer
günlük iş bırakma eylemleriyle metroyu, tramvay ve otobüsleri durdurdular...Devamı» |
| |
İşçi Mücadelesi, sayı: 9 |
 Apartheid sonrası Güney
Afrika
Salim Vally
Güney Afrika devleti, bölgesel ve alt bölgesel
kartelleri (Afrika Birliği ve SADC) yönlendirmek, “Afrika Rönesans’ı” ve
“Siyahilere Güç Kazandırılması” (ki bu sonuncusu, uygun bir şekilde,
yatıştırıcı “Gökkuşağı Ulus” söyleminin yerini almıştır) gibi
meşrulaştırıcı söylemler kullanmak, NEPAD’ın neo-liberal çerçevesini
desteklemek, askeri gücünü arttırmak ve baskıcı aygıtını güçlendirmek
suretiyle, jeopolitiğin bu “ast-üst düzeni” içinde egemen sınıf için bir
yer kapma telaşındadır. Devamı» |
| |
|
 Bolivya'da başkan istifa
etti, mücadele sürüyor!
Selim Karlı
Başkanın, neo-liberal uygulamalarına isyan eden halk
kitleleri tarafından devrilmesi Latin Amerika’da giderek yerleşen bir
gelenek halini alıyor. Bolivya’da özellikle kızılderili işçi ve
köylülerin inisiyatifiyle gelişen bir aylık ayaklanma, “gringo”
(yabancı) ya da “Goni” olarak bilinen katil başkan Gonzala Sanchez de
Lozada’nın istifa ederek helikopterle kaçmasıyla ve yerine daha ılımlı
bir görüntü veren Carlos Mesa’nın kongre tarafından alelacele
seçilmesiyle son buldu. Eski başkanın nereye gittiği hâlâ bilinmiyor.
Hatırlayacak olursanız Arjantin’de de Aralık 2001 devrimci yükselişi
yine başkanın helikopterle kaçmasına sebep olmuş, izleyen dönemde
kitlelerin dinmeyen gösterileri ard arda beş başkanın değişmesine yol
açmıştı. Devamı» |
| |
15 Haziran 2003 |
 Dünya durumu
Sungur Savran
Dünyada ve Türkiye’de sol içinde 90’lı yılların tamamı
boyunca bütün politik tartışmaların özünde esas olarak tek bir konu
vardı. “Küreselleşme” ve onun üstyapısı olan Yeni Dünya Düzeni
kaçınılmaz mıdır, değil midir? Sovyetler Birliği’nin 1991’de
dağılmasından sonra liberalleşen ve bütün umudunu “sivil toplum”a
bağlayan kanat, kapitalizmin artık bir silindir gibi her şeyin üzerinden
geçeceği propagandasına rıza göstermekle kalmadı; giderek bunu iyi bir
şey olarak görmeye, “küreselleşme”nin demokrasi, barış, hatta refah
getireceğine inanmaya başladı. Devamı» |
| |
Haziran 2003 |
 Lenin'in sağ eli
Sungur Savran
Charles Baudelaire’in Elem Çiçekleri’nde “Le
Spleen de Paris” (Paris’te İç Sıkıntısı) başlıklı bir şiiri vardır. Bir
haftalık Moskova yolculuğu, bir kentin bir insanda nasıl bir iç
sıkıntısı, hüzün, kasvet yaratabileceğini bana çok iyi öğretti.
Baudelaire’i şimdi daha iyi anlıyorum. Zannetmeyin ki, Moskova’yı bir
kent olarak boğucu ya da sıkıcı buldum. Hayır, tam tersine, bence mimari
olarak güzel bir şehir. Metrosu o kadar iyi çalışıyor ki, muhtemelen
orada yaşamak İstanbul’dan çok daha kolay. Kent ve çevresi o kadar
dikkatli planlanmış ki, nereye baksanız yeşil. Tarihi ve kültürel
varlığı o kadar zengin ki, haftalarca dolaşsanız, meydanlarını,
anıtlarını, kiliselerini, saraylarını, müzelerini, manastırlarını
görmekle bitiremezsiniz. Moskova güzel bir şehir. Ama insanları, ama
insanları! On iki yıllık mafya kapitalizmi Moskova’nın..
Devamı »» |
| |
İşçi Mücadelesi, sayı 5 |
 Latin Amerika'da bir "şer
ekseni" doğuyor
Latin Amerika’da sınıf mücadelelerinde, İşçi
Mücadelesi’nin 3. sayısında ele aldığımız yükseliş devam ediyor.
Emperyalist Amerika, bu bölgeyi pek yakında Amerika Kıtaları Serbest
Ticaret Bölgesi (FTAA/ALCA) çerçevesinde kendi çokulusluları için
serbest av alanı haline getirmeyi planlarken, şimdi korkulu bir rüya ile
karşı karşıya. Daha şimdiden bir Latin Amerika “şer ekseni”nden söz
edilmeye başlandı bile: Küba’nın Castro’su ve Venezüella’nın Chavez’ine
şimdi Brezilya’da Lula, Ekvator’da ise Gutiérrez katıldı. Bolivya’da
yerlilerin temsilcisi Evo Morales son seçimlerde başkanlığı zorladı.
Tabii, Kolombiya’daki gerilla hareketi, en başta FARC da Amerika’nın
hedefinde. Arjantin’de ise “şerrin” adı halk! Öyle anlaşılıyor ki,
devrim ile karşı-devrim 21. yüzyılın ilk kapışmasını Latin Amerika’da
yaşayacak. Devamı »» |
| |
|
 11 Eylül’ün yıldönümünde
dünya durumu:
bir bilanço denemesi
Sungur Savran
Yabancı dil eğitiminde, şimdiki zamanın hikaye kipi
öğretilirken tipik bir örnek kullanılır: öğrencinin belleğine kazınmış
olacağı varsayılan önemli bir tarihsel olay anılır ve o olayı duyduğunda
ne yapıyor olduğu sorulur. Türkiye için örnek verecek olursak, “12 Eylül
darbesini duyduğunda ne yapıyordun?” ya da daha gençler için “Turgut
Özal’ın öldüğünü duyduğunda ne yapıyordun?” ya da daha da gençler için
“Öcalan’ın yakalandığını duyduğunda ne yapıyordun?” gibi. Bu yöntemin
uygunluğunu kendinizde de deneyebilirsiniz. İnsanın, Aristo’nun
deyişiyle, ne kadar “politik” (yani sosyal) bir hayvan olduğu burada
çıplak biçimde ortaya çıkar: böyle olaylar sözkonusu olduğunda herkes,
yaşı yetiyorsa elbet, o anda ne yapmakta olduğunu gayet iyi hatırlar.
Bundan böyle, uzunca bir süre boyunca, Amerikalı olsun olmasın...
Devamı »» |
| |
İşçi Mücadelesi, sayı 5 |
 Çin nereye gidiyor? [1]
"Üç dünya" teorisinden "üç temsil" teorisine
Sungur Savran
Çin’de kapitalistleşen bir toplumun üzerini sert bir
kabuk gibi sarmış olan bürokratik hakimiyet sistemi, yeni gelişmekte
olan burjuvazinin bütün çıkarlarını kolay kolay karşılayamayacaktır.
Daha da öteye giderek şu söylenebilir: muhtemeldir ki, bu öz ile bu
kabuk arasındaki çelişki, uzak olmayan bir gelecekte dünyanın bu en
büyük ülkesinde sarsıcı patlamalara yol açacaktır.
Devamı »» |
|