Anasayfa » Ulusal Sorun

Ulusal Sorun:

 

İşçi Mücadelesi Sayı 9

Kürt hareketi, Blok ve

Türk-Kürt emekçilerinin birliği sorunu

Cem İskender

DEHAP bir yol haritası açıklayarak, yeni bir kampanya başlattı. DEHAP bu kampanya çerçevesinde Türkiye’nin bir çok ilinde miting, şölen ve benzeri etkinlikler düzenliyor. Bu kampanyanın başlamasıyla birlikte yapılan etkinliklerde yüzlerce kişi gözaltına alındı. Birçoğu tutuklandı. Devlet Kürt sorununa barışçıl çözüm isteyenlere karşı şiddete dayalı bastırma yoluna gidiyor. Demokratik eylem ve etkinliklere sadece polis saldırmakla kalmıyor, medya da başka bir boyutta bu saldırıya katılıyor. DEHAP’ın da katıldığı ortak eylemlilikler medya tarafından “bölücü örgüt lehine gösteri” olarak lanse ediliyor. Polis ve medya ablukasıyla Kürt hareketi tecrit edilmeye çalışılıyor. Kürtlerin de yer aldığı ortak mücadele platformlarının bu yöntemlerle bölünmesi ve zayıflatılması hedefleniyor. Her şeyden önce Kürt hareketine yönelik eleştirilerimiz ne olursa olsun bu kuşatmayı dağıtmak için koşulsuz mücadele etmek gerekiyor. Devamı »»

 

 

12 Temmuz 2003

"Toplumsal barış" mı, iç barış mı?

Sungur Savran

Sosyal mücadelelerin dünya çapında yerleşmiş bazı temel terimleri vardır ki, mücadelenin uçsuz bucaksız okyanusunda birer pusula, birer kerteriz görevi görürler. "Toplumsal barış" da bunlardan biridir. Siyasi alandaki "barış" kavramından farklı olarak, bu kavram sınıflar arasındaki barışı, yani sınıf mücadelesinin yumuşatılması çabasını ifade eder.

Bu kavram bugün Türkiye'de bambaşka bir anlamda kullanılıyor. 15 yıllık bir savaştan sonra Kürdüyle, Türküyle, bütün toplumun bu savaşın yaralarını sarması ve barışın tesis edilmesi anlamında. Ama bunu anlatacak başka terimler kolayca bulunabilir.. Devamı»

 

 

İşçi Mücadelesi Sayı 6

Denktaş'la değil, Kıbrıs halkıyla omuz omuza!

Reyhan Çakır

12 Aralık 2002’de gerçekleştirilen Avrupa Birliği’nin (AB) Kopenhag zirvesi, Türkiye açısından üstü örtülmeye çalışılan bir hayal kırıklığıyla sonuçlandı. Bu hayal kırıklığının sebebi büyük oranda Türkiye’ye AB üyeliği için müzakere tarihi verilmemesiydi. Türkiye AB yolunda yerinde sayarken, Kopenhag zirvesine damgasını vuran AB’nin genişleme dalgasında ‘Kıbrıs’ da üyeliğe kabul edildi. Böylece Kıbrıs sorununun çözümü arayışlarında uzatmalar oynanmaya başlandı.

Kopenhag zirvesinin sonuç bildirgesinde yer alan “Kıbrıs’ın tam üyeliğe kabulü” ibaresinin netliğe kavuşturulması için, Türk ve Rum taraflar arasında yürütülecek müzakerelerle önce 28 Şubat sonra da 28 Mart 2003’e kadar çözülmesi öngörüldü. Ancak 12 Aralık’tan bugüne kadar geçen süre zarfında, Denktaş ile Kleridis -ve ardından Papadopoulos- arasındaki kimi zaman kesintilere uğrayan görüşmelerde bir arpa boyu yol gidilememesi, Denktaş’ın işi yokuşa sürmesi ve TSK’nin Denktaş’ın bu tavrının arkasında durması, belirlenen tarihe kadar bir anlaşmaya varılmasının imkansız olduğunu gösteriyor.  Devamı »»

 

 

 

İşçi Mücadelesi Sayı 6

Devrimci Marksizm, ulusal hareketler ve emperyalizm

Bolşevizmin ve Dördüncü Enternasyonal’in geleneği üzerinde yükselen devrimci Marksizm için, ezilen uluslarla dayanışma ve onların kurtuluş mücadelesine omuz verme, proleter enternasyonalizminin ayrılmaz bir gereğidir. Devrimci Marksizm politikasını, enternasyonalizm ile ulusal sorunların etle tırnak gibi iç içe geçtiğinin bilinci içinde oluşturur. Sadece ezilen ulusların isyanı, emperyalizme ve kapitalizme karşı proletaryanın değerli bir potansiyel müttefikine işaret ettiği için değil; sosyalist devrimle birlikte ulusal bölünmelerin aşılması ve Marksizmin enternasyonalist programının uygulanmaya konulabilmesi için, ezilen ulusların gönüllü birliği kabul etmesinin önkoşulu, bu ulusların kurtuluşu için hep birlikte mücadele etmek olduğundan dolayı da. Türkiye’de de, adını hak eden devrimci Marksist akımlar bu ilkesel görevi alınlarının akıyla, ellerinden geldiği kadarıyla yerine getirmişlerdir.

Ezen ulus devrimci Marksistleri için bu ilkesel görevin yerine getirilmesinin koşulları, ezilen ulusun önderliğinden (bu önderlik ister devrimci Marksist olsun, ister olmasın) çok farklıdır. Tanım gereği, ezen ulusun devrimcileri, ezen ulusun proletaryası, emekçi sınıfları...  Devamı »»

 

 

 

İşçi Mücadelesi Sayı 5

Kıbrıs'ta AB-ABD destekli Annan Planı ve şovenizmin karşı hamlesi

Yaklaşık 50 yıllık bir geçmişi olan Kıbrıs sorununda yeni bir aşamaya doğru hızla yol alınıyor. Sömürgeci Britanya yönetimine karşı Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakını (Enosis) amaçlayan, EOKA öncülüğünde yürütülen silahlı mücadele sonrasında ortak Kıbrıs Devleti’nin kurulması ve kısa sürede işlerliğini büyük ölçüde yitirmesi, Nikos Sampson’un darbeyle iktidarı ele geçirmesi, 1974’te Türk Ordusu’nun Temmuz ve Ağustos askeri harekatlarıyla Kuzey’de hakimiyet kurmasıyla adanın fiilen bölünmesi, önce Kıbrıs Türk Federe Devleti (KTFD) sonra da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Türkiye tarafından kurdurulması bu geçmişin önemli kilometre taşlarıdır.

Bütün dünya tarafından Kıbrıs’ın meşru temsilcisi kabul edilen, Rum yönetimindeki Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB’ye üyelik sürecinde tam üyeliğin eşiğine geldiği bir sırada, Türkiye’nin 1999 Aralık ayında Helsinki’de kabul edilen aday üyeliğinin, hangi yol haritasıyla nasıl bir seyir izleyeceği AB’nin 12 Aralık Kopenhag Zirvesi’nin en önemli gündem maddeleri arasında yer alıyor. Helsinki’de, Türkiye’nin AB üyeliği yolunda ileri bir adım atılmasının koşullarından birisi, Kıbrıs sorununun çözümü yoluna girilmesi olarak belirlendi. Bu nedenle de Türkiye Cumhuriyeti... Devamı »»

 

 

İşçi Mücadelesi Sayı 5

Musul, Kerkük sorunu ekseninde Türkiye'nin dış politikası ve faşizm

Mehmet Çelik

ABD’nin yaklaşan Irak operasyonu ve Türkiye’nin bu operasyonun içindeki konumu hem burjuva kamuoyunda, hem de solda yoğun bir biçimde ele alınıyor. Özellikle Türkiye’nin operasyondaki rolü bağlamında gündeme gelen Kuzey Irak’taki mevcut Kürt gruplarının durumu önemli gündem maddelerinden birisidir. Türkiye’nin olası bir savaşta Kuzey Irak’ta başta KADEK olmak üzere tüm Kürt gruplarının gücünü zayıflatmak isteği ne kadar açıksa, bölgede özellikle Kerkük çevresinde yaşayan Türkmenleri Türkiye’nin bölgesel çıkarları dahilinde kullanmak istediği açıktır. Nitekim, önemli bir petrol zenginliğine sahip Kerkük’ün Kürtlerin denetimine geçmesine izin verilmesinin mümkün olmadığı, böyle bir girişimin Türkiye tarafından engelleneceği açıkça dillendirilirken kullanılan gerekçelerden biri de Kerkük’ün esas sahibinin...  Devamı »»

 

 

 

İşçi Mücadelesi Sayı 3

Saatli bomba Kıbrıs

Kıbrıs'ta bir Karagöz/Hacivat oyunu oynanıyor. Kıbrıs Rum ve Türk toplumlarının tepesine yarım yüzyıldır çökmüş iki dinozor, Kleridis ve Denktaş, "turları" oynuyorlar. Son görüşmelerinde, biri ötekine "Belçika'ya var mısın?" diye sormuş. Hani o ülkenin Valonları ve Flamanları, son yıllarda ayrılmanın eşiğine geldiklerinde federal bir çözümle kopuşu şimdilik de olsa durdurdular ya, onu tartışacaklarmış. Bize kalırsa, Karagöz ve Hacivat, ulusal soruna özgün bir çözüm getirmiş olan başka ülkeleri de tartışsınlar: İsviçre'yi, Lübnan'ı, Moldova'yı, Sovyet döneminde Dağlık Karabağ'ını, başka akla ne gelirse hepsini. Böylece belki bir çözüm bulmama konusunda kararlılıklarını gizleyebilirler. Hem de hiç olmazsa önümüzdeki beş ay boyunca çözüm için görüşmelere devam eder gibi yaparlarken konuşacak laf bulurlar!

Çünkü Karagöz/Hacivat oyunu en geç beş ay sonra bitiyor. Karagöz ile Hacivat'ı oynatan eller öyle karar verdi. 12 Aralık 2002 günü, Kıbrıs'ın kaderi Avrupa Birliği'nin (AB) Kopenhag zirvesinde karara bağlanacak. O andan itibaren...  Devamı »»

 

 

 

İşçi Mücadelesi Sayı 2

Kürt hareketi yol ağzında

Kürt sorunu, anadilde eğitim kampanyası, PKK'nin siyasallaşması, HADEP'in kapatılması davasının Anayasa Mahkemesi tarafından sonuçlandırılmasının yakınlaşması, seçimlerde HADEP'in önünün kesilmesi planlan, Irak'a yönelik ABD saldırısı gibi nedenlerle, gündemin ön sıralarında yer almaya devam ediyor. Kürt Hareketi, sahip olduğu kitle desteği ve siyasal konjonktürün etkisiyle öne çıkıyor ve siyasal sahnenin solunda yer alan güçler arasında, en önemli kuvvet olarak göze çarpıyor.

Önümüzdeki dönemin muhtemel gelişmeleri -özellikle Irak'a yönelik ABD emperyalizminin saldırı hesapları- dikkate alındığında, sosyalistlerle Kürt Hareketi arasındaki ilişkiler daha da önem kazanıyor. Buna, Kürt Hareketi'nin ÖDP'den ve CHP'den ayrılanlarla ortak parti kurma önerisi de eklenirse, Kürt Hareketi'nin mevcut durumunun değerlendirilmesinin artan önemi belirginleşmiş olacaktır.

Kuşkusuz Kürt Hareketi'nin son çeyrek yüzyıllık gelişmesinin, başlangıçtan bu yana izlediği çizginin değerlendirilmesi önemli ve öğreticidir. Ancak, yazının amaçları ve sınırları yönünden, bunu geliştirmemiz mümkün değildir. Burada mevcut... Devamı »»

 

 

 

İşçi Mücadelesi Sayı 2

Anadilde eğitim tartışması vesilesiyle ulusal sorunda Marksizmi "hatırlamak"

 Ali Dehri

2001 yılı sonlarından itibaren, üniversite yönetimlerine verilen toplu dilekçelerle başlayan "anadilde eğitim" talebi eylemleri, giderek orta öğrenim kurumlarını da kısmen kapsayan bir yaygınlık kazandı. Kürt ve Türk öğrencilerin ortak imzalarıyla verilen dilekçelere karşı devletin tepkisi sert oldu. Gözaltılar, tutuklamalar, üniversitelerden kesin ihraca varan cezaların yağdırılması, bu tepkinin karşı-saldırıya dönüştüğünü ortaya koyuyordu. Bir süre sonra üniversitelerce kabul edilmeyen dilekçeler "anadilde eğitim" tartışmasını gündeme taşıdı. Kürt Yurtsever Hareketi'nin bu atağı, kitle eylemleriyle desteklenirken, devlet HADEP'e ve Kürt örgütlerine yönelik saldırısını genişleterek sürdürdü ve sürdürmeye devam ediyor.

"Anadilde eğitim" talebi, konuyu ve dolayısıyla, PKK ve Kürt sorununu toplumun gündemine taşımakla kalmadı, MGK'nın gündemine de soktu. Hükümet ve MGK, eğitimde Türkçe'den başka dile izin verilmeyeceği ve PKK'nın siyasallaşma çabasının engelleneceği yönündeki bilinen çizgisini sürdürme kararlılığını bir kez daha ortaya koyarak tartışmaya kendince noktayı koydu ve Kürt...  Devamı »»

 

 

 

| Anasayfa | Gündemdekiler | Teori & Politika | İşçi Hareketi | Ulusal Sorun | Kadın Hareketi | Gençlik |
 | Ne Savunuyoruz | Uluslararası | "Küreselleşme" | Kitaplık |
 | İşçi Mücadelesi Geçmiş Sayılar | Linkler | English | Forum | İletişim |