|
|
"Küreselleşme" yazıları:
| |
Yazı dizisi - İşçi Mücadelesi Sayı
8 |
 "Küreselleşme" mi? [II]
Mehmet Turan
“Küreselleşme” yalanına nasıl gelindi? Bu sorunun yanıtı,
kapitalizmin tarihi ve uygulanan ekonomi politikalar inceleyerek
bulunabilir. Ayrıca kapitalizm karşıtı güçlerin geçtikleri ve geldikleri yer
doğru anlaşılabilirse, yanıt daha açık hale gelir. Biz şimdilik kapitalizm
karşıtı hareketi dışarıda bırakarak, kapitalizmin gelişim yolunu hızlıca
özetleyelim. Devamı »» |
| |
Yazı dizisi - İşçi Mücadelesi Sayı 7 |
 "Küreselleşme" mi? [I]
Mehmet Turan
Burjuvazinin sınıfsal egemenliği sadece siyasal zorla
süremez. Onun hemen yanında bu egemenliğin yığınlar nezdinde kabulünü
sağlayan ideolojik egemenlik de zorunludur. Yığınların bilinci
üzerindeki ideolojik hegemonya ne kadar güçlü ise, sınıfsal egemenlik o
kadar güçlü olur ve kendini güvenceye almış olur. İdeolojik hegemonya
ise, gözle görülen ve yığınların "gerçek" olarak kabul ettiği maddi
temelden yola çıkar; yoksa kendini yığınlara onaylatamaz.
Devamı »» |
| |
İşçi Mücadelesi Sayı
6 |
 İmparatorluk mu, emperyalizm
mi?
Mehmet Turan
M.Hardt ve A.Negri, kapitalizmin günümüzde yaşadığı
değişimleri bir burjuva ideolojisi olan ”küreselleşme” savunucularının
argümanlarıyla değerlendirmeye ve yorumlamaya çalışıyorlar. Bu kitabın
ileri sürdüğü görüşleri tek tek ele alıp üzerinde teorik kazı yapmak
gerekiyor. Biz bu çalışmada sadece kitabın olumsuz anlamıyla tanıtımıyla
ilgileneceğiz. Devamı »» |
| |
Yaz 2002 |

“Alternatif küreselleşme” mi, proleter
enternasyonalizmi mi?: İmparatorluk’a reddiye
Sungur Savran
“Küreselleşme” tartışmasının Marksizm açısından en
yakıcı boyutlarından biri, 21. yüzyılın başında ulusa ve ulus-devlete
yönelik olarak benimsenecek tavırla ilgilidir. Bu, gerek teorik
temelleri, gerekse politik programa ilişkin çerçevesi bakımından o kadar
güç bir sorundur ki, Türkiye’de ve dünyada, işçi hareketinin,
küreselleşme karşıtı hareketin ve sosyalist solun büyük bölümü, doğru
bir politik yaklaşım benimsemek bir yana, sorunu doğru biçimde vaz
etmekten bile uzaktır. Milliyetçi solun yaptığı gibi, “küreselleşme”
karşısında tek sol seçeneğin “ulus-devleti savunmak” olduğunu ileri
sürmek 20. yüzyılın derslerinden hiçbir şey öğrenmemiş olmak demektir.
Ama sorun bununla sınırlı kalsa... Devamı »» |
| |
Sınıf Bilinci 16 - 17 |

Küreselleşme mi, uluslararasılaşma mı?
Sungur Savran
Bu yazının amacı küreselleşme konusunda sol içinde
yaygınlaşan bu tür görüşleri çürütmek. Ana fikri baştan belirtmekte
yarar var. Kapitalizmin tarihinde yeni bir çağ açılmamıştır. Hâlâ
kapitalizmin en yüksek aşaması olan emperyalizm çağında yaşıyoruz. Daha
da ötede: küreselleşme adıyla anılabilecek bir olgu yoktur.
“Küreselleşme” kapitalizmin dünya çapında yarattığı ekonomik, politik,
kültürel vb. alanlardaki bütünleşmenin yeni ve devasa bir sıçraması
karşısında geliştirilmiş ideolojik bir kavramdır. Kavramın kapitalizmin
dünyayı bütünleştirmesi sürecine ilişkin özgül, ayırıcı yanı, aşağıda
ayrıntılı olarak göreceğimiz gibi, ulusal devletin tarihsel olarak
gününü doldurduğu tezidir. Küreselleşme kavramı bu tez olmaksızın hiçbir
anlam taşımaz. Bu tez yanlıştır. Dolayısıyla, bugün yaşanan süreç,
kapitalizmin yeni bir aşamasını temsil etmek bir yana, küreselleşme
kavramıyla anılamaz bile. Yaşanmakta olan, emperyalizm çağının başından
beri Marksist teorinin teşhis ettiği bir sürecin devasa bir
sıçramasıdır: bu süreç sermayenin uluslararasılaşmasıdır.
Devamı »» |
| |
Sınıf Bilinci 12 |
 Bankalar ve bayraklar:
uluslararasılaşma çağında milliyetçilik
Sungur Savran
Uluslararası burjuvazinin bu yeni "enternasyonalizmi"nin
hedefleri açık: emperyalizmin ekonomik ve politik hareketinde ulusal
devletlerin yarattığı engelleri ortadan kaldırmak, böylece dünya
çapındaki emperyalist müdahalelere (dün Panama, Irak, bugün Kürdistan,
Somali, yarın başka ülkeler) bir meşruiyet temeli yaratmak. Globalizm bu
yüzden ulusal devletlerin ve milliyetçiliğin çağının geçtiğini kanıtlama
çabasında. Bu yüzden dünyanın global (küresel) düzeyde tümüyle
bütünleştiği vurgulanıyor.Devamı »» |
|