|
|
Dil-Tarih'te satırlı, bıçaklı
saldırı
ANKARA –
(30/05/2007)
Son dönemlerde Kürtler ve devrimciler üzerindeki baskılar gittikçe artmakta.
Son olay Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde yaşandı.
Sabah
09:30 da Arkeoloji bölümü 1. sınıf öğrencisi olan Baran Can isimli yurtsever
öğrenci, eli satırlı, bıçaklı altı faşist tarafından sınavdan çıkartıldı ve
vahşice saldırıya uğradı. Elmacık kemiği kırılan, sırtında 52 cm yarık
bulunan ve yüzü tanınmayacak hale getirilen Baran Can’ın yanında bulunan kız
arkadaşı da faşistlerin saldırısına maruz kaldı. Durumu ağır olan
arkadaşlarımız, kaldırıldıkları Numune Hastanesi’nin girişinde gözünü kan
bürümüş faşistlerce tekrar saldırıya uğradılar. Bu olay üzerine Dil Tarih’in
devrimci öğrencileri toplanarak saldırıda bulunduğu tespit edilen 3 faşisti
cezalandırdılar. Ardından Gazi Üniversitesi’nden ve ülkü ocaklarından Dil
Tarih’e gelen faşistler dehşet saçtı. Yemekhanelere giren satırlı faşistler
satırlarını masalara saplaya saplaya dolaşarak orada bulunan öğrencileri
korkuttular. Bu davranışlarının ardından devrimciler olaya müdahale etti ve
artık o andan itibaren orta avlu savaş alanına dönüştü. Sandalyeler, taşlar,
sopalar havalarda uçuştu.
Kavga
sırasında okula giren çevik kuvvet alışıldık tavrını bu olayda da sergiledi.
Devrimcileri ablukaya alan polis, birkaç saat önce okulda dehşet saçmış
faşistlere en ufak bir müdahalede bulunmayarak, faşistlerin ellerinde
satırlarla okulda gezmesine devam etmelerini sağladı. Bu arada dışarıdan
desteğe gelmiş olan devrimciler içeriye alınmadı. Israrla içeriye girmek
isteyen 3 devrimci arkadaşımız gözaltına alındı. Daha sonra olay yerine gelen
devrimci öğrenciler de polisin ve okulun önünde biriken 40 kadar faşistin
tacizi nedeniyle oradan ayrılıp Kurtuluş Parkı’nda toplanan diğer
devrimcilere katıldılar. Burada kısa bir bekleyişin ardından Baran Can’ın
kaldırıldığı Numune Hastanesi önünde toplanan 150 kişilik faşist güruhla
hesaplaşmak amacıyla Dil Tarih’e hapsedilen devrimcileri de alıp hastaneye
gitmek için 50 kişi Abdi İpekçi Parkı’na gitti. Bu sırada hastanede bekleyen
faşistler de Dil Tarih’in önüne gelmişti. Gündüz yaşanan olaylar sırasında
safını belli eden polisin burada da önlem almaması dikkat çekiciydi. Daha
sonra faşistler okuldan çıkarılan diğer ülkücüleri de alıp Numune
Hastanesi’ne doğru polis korteji eşliğinde yürüyüşe geçtiler. Bu sırada
devrimciler de okuldan toplu çıkış yapacaklarla buluşmak için Dil Tarih’in
önüne gittiler. Burada polis devrimcileri ablukaya alarak faşist terörü
sürdürmeye çalıştı. Yapılan pazarlıklar sonucu artık her şeyi göze alan
kitlenin de kararlılığıyla polis ikna edildi ve okuldan çıkan 100 kadar
devrimciyle dışarıda bekleyenler coşkuyla buluştu. Polisin slogansız yürüme
dayatmasına rağmen sloganlarla Abdi İpekçi’ye doğru yürüyüş başladı. Bu
sırada sayı da iyice artmış, 600 kişiye ulaşmıştı. Önce Mithatpaşa Caddesi
trafiğe kapatıldı, oradan Sakarya’ya gidildi, daha sonra da Ziya Gökalp
Caddesi trafiğe kapatılarak Yüksel’e geçildi. Burada bir basın açıklaması
yapıldı ve hastanedeki arkadaşımızın taburcu edildiği, durumunun iyi olduğu
ve gözaltındakilerin serbest bırakılma işlemlerinin yapıldığı haberi
geldikten sonra dağılındı. Dil Tarih’ten Yüksel’e yol boyunca “Dil Tarih
faşizme mezar olacak!”, “Türkeş’in itleri yıldıramaz bizleri!”, “Yaşasın
halkların kardeşliği!”, “Faşizme karşı omuz omuza!” sloganları atıldı.
Dün olduğu gibi bugün ve yarın
da faşizme karşı mücadelemiz sürecek. Faşist köpeklerin üniversitelerimizde
yuvalanmasına izin vermeyeceğiz. Bunun için de ne gerekiyorsa yapacağız.
Ankara’dan İşçi Mücadelesi okurları |