|
|
|
Kimden bağımsız?Birbirinden bağımsız adaylar!
Kürt hareketi ve sosyalist sol “Üçüncü Cephe”nin seçimlere yönelik olarak kuruluşunu yüzüne gözüne bulaştırdı. Ortada ne bir cephe var, ne de cephe denebilecek bir şey olsa bile bu, “üçüncü” adını hak edecek bir niteliğe sahip! 1995 ve 2002 seçimlerinde kurulan ittifaklar seçime Kürt partilerinin çatısı altında girmiş olsa da, ortada bir Blok vardı. İlkinde Emek, Barış, Özgürlük Bloku, ikincisinde ise Emek, Barış, Demokrasi Bloku, Kürt partilerinin kimliğini aşan, farklı siyasi akımları bir araya getiren gerçek güç birlikleri idi. Bugün ortak bağımsız adayların taraftarlarına sorun “sizi ne bir araya getiriyor?” diye. Bir program, bir talepler dizisi bir yana, ortada bir güç birliği adı bile yok! “Bin Umut adayları” sözü zaman zaman ediliyor. Şiir, politikaya destek olabilir, ama politikanın yerini aldığında, bilin ki bu politikanın iflasıdır!
İstanbul 2. bölge bu iflasın karikatürü gibidir. Eski Kemalist, yeni liberal Baskın Oran’ın adaylığı, güya “Üçüncü Cephe”nin ana bileşenlerinden biri olması gereken sosyalist harekete hiç danışılmadan bu çok önemli seçim çevresinde ilân edildi. Sosyalist hareketin DTP tarafından muhatap alınan iki-üç partisi Oran’ın adaylığına ne tepki verdi bilinmez. Ama sonra, bağımsız adayların son başvuru tarihi olan 4 Haziran günü, Baskın Oran defterden aniden silindi. 2. bölgeden aday ilân edilen DTP İstanbul il başkanı Doğan Erbaş, partisinin 2. bölgede kendisini destekleyeceğini açıkladı. Peki Baskın Oran kimin adayı? Sol liberallerin, esas olarak Barış Girişimi diye bilinen çevrenin. Üçüncü Cephe’nin kurulduğuna safça inanıp “Baskın Oran’ı destekleyelim” diyenler, şimdi Oran’ı mı destekleyecek, Erbaş’ı mı? Ankara’da eski Türk Tabipler Birliği ikinci başkanı Metin Bakkalcı da son dakikada listeden ayrıldı. DTP henüz hiçbir gerekçe açıklamış değil. (Bakkalcı ise son dakikada Ankara’nın iki bölgesi arasında kaydırılmasını kabul etmediğini belirtti.) İzmir’de son dakikada EMEP başkanı Levent Tüzel’in seçim çevresi değiştirildi. Ama bundan çok daha önemlisi, EMEP’in adaylık için son başvuru tarihine günler kala Tüzel’in adaylığını geri çekmiş olması. Daha sonra kapalı kapılar ardındaki pazarlıklar EMEP’i tatmin etmiş olmalı ki, Tüzel adaylığa geri döndü. Bazı EMEP sözcüleri, kriz henüz devam ederken, durumla alay eder gibi, çekilmelerinin nedeni olarak “süreç çok anti-demokratik işledi” diyorlardı. Ama onların talepleri kabul edilince sürecin “anti-demokratikliği” ortadan kalkmış olmalı! EMEP ile yaşanan krizin nasıl ortadan kalktığı da açıklanmadı. Adana’da ise son dakikada eski HADEP başkanı Murat Bozlak’ın adaylığı ortadan kaldırıldı. Hiçbir gerekçe açıklanmış değil. Aday belirleme süreci, saydamlığı ile pırıldıyor! İşte Türkiye’nin en büyük dört kentinden aday belirleme manzaraları. Buna, Ufuk Uras’ın İstanbul 1. bölgeden adaylığının ÖDP’de yarattığı krizi, SDP başkanına adaylık önerilmemesinin yarattığı sarsıntıyı, sosyalist hareketin devrimci kanadına tamamen sırt çevrilmesini ekleyin. Ortaya tam bir iflas tablosu çıkar. Üçüncü Cephe fikri nasıl çökertilir?Bilindiği gibi, İşçi Mücadelesi’nin bir yılı aşkın süredir savunmakta olduğu Üçüncü Cephe fikri, son dönemde neredeyse bütün solun ve Kürt hareketinin ortak şiarı haline gelmişti. Ama bir fikrin çökertilmesi için ancak bu kadar başarılı bir kolektif çaba gösterilebilir! Şimdi, bağımsız adaylar belirleme sürecinin sakat boyutları berrak ve açık bir biçimde ortaya konulabilmelidir ki, Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu büyük krizde işçi, emekçi ve ezilenlerin tek çıkış yolu olan Üçüncü Cephe fikri bugün aldığı ağır darbeden sonra yeniden ayağa kaldırılabilsin.
2007 seçimleri, süngülerin gölgesi altında yapılıyor. Seçimlerde faşist hareketin ciddi bir sıçrama yapması olasılığı ile karşı karşıyayız. Türkiye sınır ötesinde ve kendi sınırları içinde kanlı ve sonuçları vahim olabilecek bir savaş tehlikesi karşısında. Bütün bu büyük tehlikeler karşısında burjuvazinin iki kampının karşısında ezilenlerin bir Üçüncü Cephesini örmek hayati bir önem taşıyor. Seçim bu cephenin inşası açısından ciddi bir ilk adım olabilirdi. Sosyalist hareket ve Kürt hareketi, bu fırsatı bozuk para gibi harcamıştır!
|
| | Anasayfa |
Gündemdekiler |
Teori & Politika |
İşçi Hareketi |
Ulusal Sorun |
Kadın Hareketi |
Gençlik | |