Zafer direnen Mey işçilerinin olacak!
27/12/2006 - İSTANBUL, Beykoz: Özelleştirme saldırısının ardından, şimdi de fabrikalarının kapatılması tehdidiyle yüz yüze kalan Beykoz’daki Mey İçki (eski TEKEL) işçileri, 22 Aralık günü fabrikayı işgal ederek direnişe başladı. Geçtiğimiz Haziran ayında Mey içkinin yüzde 90 hissesini alan ABD’li yatırım fonu TPG, Beykoz’daki içki fabrikasını kapatma kararı aldı.
Fabrikanın 31 Aralık’ta kapanacağını ve işsiz kalacaklarını öğrenen 89 işçi üretimi ve malzeme giriş çıkışını engelliyor. 2003’te TEKEL’in alkollü içki bölümünü 292 milyon dolara satın alan konsorsiyum 3 yıl aradan sonra hisselerini Amerikalı yatırım fonu Texas Pacific Group’a (TPG) sattı. Ancak Teksaslı grup, fabrikaları alışının üzerinden daha 6 ay geçmeden 16 fabrikadan 3’ünü kapatma, diğer fabrikalarda ise toplam 500 işçiyi işten çıkarma kararı aldı. Tek Gıda-İş sendikasına bağlı işçiler fabrika kapatma kararının geri alınmasını istiyor ve talepleri kabul edilene kadar direneceklerini belirtiyorlar. İstanbul’un ardından İzmir’deki Mey işçileri de direnişe başladılar. Öte yandan Diyarbakır içki fabrikasındaki işçiler de fabrikayı işgal ederek direnişe başladı. 125 işçi kendilerine sorulmadan başka illere nakledildiklerini belirterek, nakillerin geri alınması talebiyle fabrikayı işgal ettiler.
Aşağıda Beykoz içki fabrikasındaki işçilerle yapılan bir söyleşiyi yayınlıyoruz.
İ.M.: Burada 6 gündür direniştesiniz. Direnişinizin amacını bize anlatabilir misiniz?
Hasan (Bir Tekel İşçisi): Fabrikamız 2003 yılında özelleştirildiğinde, hepimiz buradan ayrılıp devlet fabrikalarına geçmek istedik. 44 kere dilekçe verdiğimiz halde, genel müdürün direktifi doğrultusunda burada Mey içki şirketinde bırakıldık. Dilekçelerimiz dikkate alınmadı. Biz buradan gitmek istiyoruz, biz burada çalışmak istemiyoruz dedik. Devlette ambalaj olsun, sigara olsun fabrikalara naklimizi istedik. Bize ilk başta 5+5 dediler. Yani 5 sene kira vermeden, 5 sene de opsiyonlu kira vererek burayı çalıştıracaklarını söylediler. Biz de kaderimize razı olduk, artık işsiz kalmaktansa ekmeğimize sahip çıkalım diye geldik tekrar buraya işbaşı yaptık. Ama daha üçüncü senesi dolmadan şimdi fabrikayı kapatıyorlar. Yani bizi kandırdılar. Biz en azından 5+5 in devamını istiyoruz ya da madem burayı kapıyorlar kendilerine ait 14 tane işletme var. En azından diğer fabrikalara naklimizi versinler. Ama görünürde öyle birşey yok, bizi kapı dışarı atıyorlar. 31 Aralık’ta bizi kapı dışarı atacaklar. Biz naklimizi istiyoruz, biz ekmeğimizin peşine düşüyoruz, ya nakil ya 5+5. Yani burada çalışmıyoruz gibi bir durum da yok. Sen beni kapının önüne koyarsan ben de hakkım olan bir mücadeleyi başlatmak zorundayım. Ekmeğimi savunmak zorundayım.
İ.M.: Şu anda kaç işçi direnişte? Dışarıdan yeterli desteği gördüğünüze inanıyor musunuz?
-Şu anda 89 işçi direnişte. Bazı kesimlerden destek alıyoruz. Mesela ambalaj fabrikasından gelen arkadaşlar var. Bu fabrikada 260 işçi vardı daha önceden. 130’unu eleyip diğer fabrikalara gönderdiler siz bizim işimize yaramıyorsunuz diye. Geri kalan 130 işçi de burada norm kadro adı altında bırakılan işçiler. Bizi desteklemeye gelenler de o arkadaşlar. Şu ana kadar kapanan 3 işyerimiz var, İstanbul, İzmir ve Ankara’da. Şu an İzmir’de de başladı eylemler. Yalnız bizim sıkıntımız, halen çalışan arkadaşların işyerlerinde destek anlamında birşey yapmamaları. Diğer çalışan 14 işletmede mesela yemekhane eylemi olabilir, 1 saat işe geç başlama eylemi olabilir çeşitli destek eylemleri yapılmalı. Genele yayılması lazım yoksa burada eylemin bir anlamı olmaz. 90 kişinin sesini kimse duymaz. Bu genele yayıldıkça ses duyulacaktır. Bizim işçilerin, emekçilerin kaybı bu, birbirlerine tam destek sağlayamıyorlar. Bugün buranın başına, yarın kendilerinin başına gelir diye düşünen yok ne yazık ki. Bir mücadeleye başlayıp bunun gerisinin geleceğini bilseler daha farklı olurdu. Baştaki insanların, sendikal faaliyette olan insanların daha bağlayıcı, daha birleştirici yapısı olması lazım. Hiçbir özelleştirmeden sonra ben mutluyum, ben memnunum diyen bir işçinin çıktığını sanmıyorum. Deri Kundura vardı kapatıldı, Şişe Cam vardı kapatıldı. Benim yaşım 40. Şimdi ben atılırsam soruyorum, ben nerede iş bulacağım. Bir zanaatım yok, tek bildiğim iş bu. Gençliğimi buraya vermişim ben.
İ.M.: Siz neler söylemek istersiniz?
Muammer: Üç senenin sonunda kapının önünü gösteriyorlar. Biz yatay geçiş yollarının açılmasını ya da bize işverenlerin vaat ettiği 5+5’le birlikte zararlarımız neyse karşılanmasını istiyoruz. Kapatma nedeni, işverenin söylediği kadarıyla buradaki teknolojinin yeterli olmaması ve işçilerin işyerine maliyetinin yüksek olması. Özelleştirmeden önce bu norm kadroyu oluşturmak isteyen zaten bu işverenlerdi. Dolayısıyla, bugünkü işçinin maliyetinin ne olacağını hesaplayamayacak kadar cahil insanlar değillerdir herhalde. Böyle bir bahaneyle kapının önüne konmak saçmalık. Ufacık çocuğa söylesen bile saçma bulur. Biz ilk başta burada kalmak istemedik, devlete geçmek istedik. Bizim tek suçumuz verimli olmaktı. Burada gördüğünüz bütün insanlar teknik insanlardır, kalifiye çalışanlardır. Bizi kullandılar, kullandılar karlarına kar eklediler şimdi yolu gösteriyorlar. Bu iş bu kadar basit değil. 5+5 denildi 5 sene olmadan satıldık. Biz iş istiyoruz, işimizi geri istiyoruz. Bize işimizi geri vermiyorlarsa biz de tabii ki direniriz.
Erdeniz: Bizi öyle bir yöntemle atıyorlar ki dışarı herşey profesyonel. Yasal kılıflar uydurmuşlar. Öyle oyunlar oynuyorlar ki. Herşey aleyhimize, lehimize hiçbir şey yok. Bundan önceki konfederasyonumuz bizi satmış. Sendika yöneticileri hep daha iyi olacak dediler bize. Dava açalım dedik uzun sürer dediler. Hep bizi oyaladılar. Adamlar bizi resmen peşkeş çekmiş.
Yaşar: Bayram boyunca buradayız. Beykoz halkından da destek bekliyoruz. Beykoz halkı çok duyarsız. Şişecam eylemlerinde biz binlerce kişi orada yattık, evlerimize gitmedik. Fabrikanın Beykoz’un ekonomisinde önemli yeri var. Şişecam fabrikası kapandığı zaman işçiler başka fabrikalara gittiler, işbaşı yaptılar. Belki düzenleri bozuldu ama ekmeklerinden olmadılar. Biz burayı da kaybedersek ekmeğimizden olacağız. Diğer Mey şirketi fabrikalarındaki arkadaşlar ellerinden geldiğince bizi desteklemeliler. Eskiden 17 fabrika vardı bugün 14’e düştü yarın 10’a düşmeyeceği ne malum, 5’e düşmeyeceği ne malum?
|