Anasayfa » İşçi Mücadelesi sayı 3 - İçindekiler

Emekçinin sözü:

Migros işçileri atıyor, TEZ-KOOP-İŞ uyuyor!

İstanbul’dan Migros işçileri

TEZ-KOOP-İŞ Sendikası ile Migros Türk T.A.Ş arasında 1 Mayıs 2005 tarihinde başlayan toplu iş sözleşmesinde, 2 aylık görüşmede ve girilen arabulucu evresinde anlaşılamamış ve 16 Eylül’de grev kararı alınmıştır. Karar alınmadan bir gün önce İstanbul 4 No.lu Şube’ye gelen Genel Merkez yöneticileri “kıdem zammı, iyileştirme üzerine seyyanen 120 YTL brüt zam ve part-time çalışanların sosyal haklarını eksiksiz istiyoruz ve vermezlerse bunlar için GREV’e gideceğiz” demiştir.

GREV kararı alınmadan önce ve sonra hiçbir şube işçilerini greve hazırlamamış, tartıştırmamıştır ve genel merkez kararı ile hiçbir eylem yapılmamıştır. Genel Başkan SADIK ÖZBEN basına verdiği açıklamada bayramdan sonra GREV’e çıkılacağını söyleyip sonra da bu tarihi uzatmaya çalışmıştır. Bu arada yapılan görüşmelerde part-time’ların yasayla kazandıkları sosyal hakları (aylık net 140 YTL kadar) geçen toplu sözleşme döneminde Migros’a geri veren Sendika Genel ve Şube Yöneticileri bu haklar için “2006’da başlatalım, Mayıs’tan bu yana alacakları bulunmasın” diye anlaşıp, şu anda mahkemelik olan insanlara bir dava daha açmalarını istemiştir. Bu konuda Genel Sekreter HÜSEYİN HAMURCU İstanbul’da yapılan ilk toplantıda geçmiş haklar için “biz aldık uygulamada yanlışlık var, dava açacak arkadaşlara yardımcı oluruz” deyip ikinci toplantıda pişkince, “açılan dava da bu da görülür, dert etmeyin” demiştir. İşçilerden uzakta, Sendika’nın İzmir’deki tesislerinde yapılan Başkanlar Kurulu’nda 21 Eylül’de grev kararını alıp, 28 Eylül’de çıkılması kararlaştırılıyor. Aynı Başkanlar Kurulu’nda brüt 170 YTL zamma denk gelen istek yerine İstanbul 4 no.lu şube ve Zonguldak şube 100 YTL brüt zamma, haricindeki şubeler ise brüt %10’a kendi bölgelerindeki işçilerin razı olduklarını ve %10 rakamı bulunduğunda imzalanmasını istemişlerdir. Bu isteklerden vazgeçilirken hiçbir işçiye sorulmamıştır, Başkanlar Kurulu’ndan Şubeye dönen İzmir Şube Başkanı işçilerle toplantı yapınca kararını geri çekmiş, Adana Şube Başkanı temsilci toplantısına Migros bölge müdürünü de çağırarak temsilcilerin söz söylemesini engellemiş, diğer illerde işçilere sorulmamıştır bile. Migros’ta çalışan full-time işçilerin eline 400 YTL geçmektedir. Ne %10, ne de 100 YTL brüt zammı hiçbir işçi kabul edemez, etmedi de.

27 Eylül günü İstanbul’a gelen Genel Merkez yönetimi İstanbul işçisini %10’a ikna etmeye çalışmış, “ben bu rakamı bulunca imzalarım” demiştir. Mağazalardan işçiler haberi almış ve 50 kadar arkadaş işleri bırakıp sendikaya gelerek bunun kabullenilmeyecek bir durum olduğunu, istenilen haklar için greve hazır olduklarını, genel merkez yönetimine dayatmışlardır, bunun üzerine Genel Başkan SADIK ÖZBEN ‘’GREV’imiz hayırlı olsun’’ diyerek genel merkez yöneticilerinden Hakan Topaloğlu ve Merih Varol ile birlikte “biz Ankara, İzmir ve Adana’daki arkadaşları GREV’e çıkarmaya gidiyoruz” diyerek İstanbul 4 No.lu Şubede iki tane Genel Merkez yöneticisini bırakarak gittiler ve İstanbul’da yoğun bir grev hazırlığı başlamıştır.

Migros da mağazalarda GREV hazırlığı yaparak meyve sebzeyi ucuzlatmış, et ürünlerini mağazaları saat 22:00’de kapattıktan sonra göndermeye başlamıştır. Saat 23:00’te mağazalara “anlaşıldı” diye haber gelmesi ile işçilerin ve şube yöneticilerinin haberi olmuştur. Genel Başkan ve iki adamı GREV hazırlığı yapmak yerine Migros’a anlaşmaya gitmişler ve GREV’e hazır işçiler ile dalga geçercesine %10’a imzalamışlardır. Daha önce Başkanlar Kurulu’nda “hiçbir Şube habersiz imzalamayacak, imzalarsa ihraç edilecek, ben imzalarsam istifa edeceğim”, geçen sözleşme de işçilerden habersiz ‘’işveren rekabet edemiyor, bunun için bu şartlarda imzaladık” diyen Sadık Özben kimsenin haberi olmadan bu sözleşmeyi imzalamıştır. İmzalanan sözleşmede performansa göre ücret ve denkleştirme çalışması gibi sermayenin işçilere dayatmaya başladığı şeyler de kabul edilmiştir. Sözleşmeyi işçilerden habersiz imzalayan sendika yönetimini 30 Ekim Pazar günü Şube Yönetimi ve işçiler istifaya çağırmıştır. Bu noktadan sonra işçiler artık patronun elindedir ve o hafta 5 arkadaş disiplin kuruluna sevk edilip, “basın açıklamasına iş kıyafetleri ile katılmak” gibi hukuksuz nedenlerle savunmaları bile istenmeden, 4’ünün işine son verilmiştir. Bu duruma sendika genel ve şube yönetimlerinin ses çıkarmaması üzerine Migros’a part-time’ların verilmeyen sosyal hakları için dava açan 2 arkadaşın da “basın açıklamasına önderlik etmek” gibi nedenlerle savunmaları istenmiş ve disiplin kurulu kararıyla işlerine son verilmiştir. Migros bunların olacağını, toplu sözleşme masasında “sendikayı gözden geçireceğiz” diyerek ima etmiştir. Migros’un bu tehdidine cevap vermeyen sendika yöneticileri işçilerin “sendika aktif tutum alsın” isteği üzerine genel başkan “bizim işçimiz örgütsüz, ben bunlara eylem yaptıramam, ama yasal hakkımızı mahkemeye vererek arayacağız” açıklamasında bulunmuştur ve işçi çıkarmadan falan bahsetmeyen Migros da, “iş barışını bozmayalım” içerikli bir basın metni yayınlamıştır. Anayasal bir hak olarak yaptıkları basın açıklamasından dolayı işçiler işlerinden atılmışlardır ve TEZ-KOOP-İŞ Sendikasının hiçbir yöneticisinden ses çıkmamıştır. TEZ-KOOP-İŞ Sendikasının Genel ve Şube Yöneticilerinin bu umursamaz tutumu kabul edilemez.. TEZ-KOOP-İŞ Sendikası yöneticileri işçilerine sahip çıkmamaktadır, işverenin açık savaşına cevap vermekten çekinmektedir. Migros’un “burada kanun benim” demesine boyun eğmektedir. Migros’ta bizi bekleyen son, daha fazla kâr için sendikasızlaştırmadır. Migros işçileri birliğini sağlamalıdır ve yeni tehditlere boyun eğmemelidir. Migros işçileri, sermayenin sömürüsüne ve sendikal bürokrasiye karşı olan herkesi destek olmaya çağırıyor.
Destek mailleri için irtibat:

migrosiscileri@mynet.com


| Anasayfa | Gündemdekiler | Teori & Politika | İşçi Hareketi | Ulusal Sorun | Kadın Hareketi | Gençlik |
 | Ne Savunuyoruz | Uluslararası | "Küreselleşme" | Kitaplık |
 | İşçi Mücadelesi Geçmiş Sayılar | Linkler | English | Forum | İletişim |